<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Burakkirsehir.net</title>
	<atom:link href="http://burakkirsehir.net/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://burakkirsehir.net</link>
	<description>&#34;ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında...&#34;</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 10:34:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Gidenlere&#8230;</title>
		<link>http://burakkirsehir.net/?p=30</link>
		<comments>http://burakkirsehir.net/?p=30#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 10:34:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://burakkirsehir.net/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden, bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden…. Yahya Kemal Her kaybedilenin ardından, kendi içine yapılan yolculuk, kaçınılmaz sona olan yakınlığın ölçülmesi, hayat denilen yanılsamanın muhasebesinin yapılması için belki bir fırsat….Acı ve zor katlanılan bir fırsat hem de; gideni bir daha göremeyecek olmanın verdiği hüznün yüklediği bir bencillikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bir çok gidenin her biri memnun ki </em><em>yerinden, bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden…. </em><em>Yahya Kemal</em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Her kaybedilenin ardından, kendi içine yapılan yolculuk, kaçınılmaz sona olan yakınlığın ölçülmesi, hayat denilen yanılsamanın muhasebesinin yapılması için belki bir fırsat….Acı ve zor katlanılan bir fırsat hem de; gideni bir daha göremeyecek olmanın verdiği hüznün yüklediği bir bencillikle hep güzelliklerin hatırlanması, ona dair tüm mutlulukların, kaybetmenin acısına katık edilmesi. “Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür” derken Ziya Paşa bir genellemeye mi ulaşmıştır yoksa böyle anları dışlamış mıdır bilinmez elbet. Bilinen tek şey, mutlak olan gerçek karşısındaki acizliğimiz ve bu gerçeği pek çok başka insanla paylaşmamıza rağmen takındığımız “benimki başka kimseye benzemiyor” bencilliği.</p>
<p>Kaybedilen, kaybedişin her anını hem fiziken hem ruhen sonuna kadar yaşadığınız biri de olsa istem dışı kaybettiğimiz bizim için yaşayan ölüler de olsa durum pek farklı değil. Her seçimin bir kaybediş olduğunu savunanlara inat, seçmeden de kaybeden olabilmek, aslında kendi hayatımız dahil pek çok şeye hükmedemediğimizi gösteren bir acizlik durumunun farkına varmak. İnsan için durumu kötü kılan da kaybedişin acı ve kederine bu acizliğin eşlik etmesi aslında.</p>
<p>Hayat, her kaybedişte, acı eşiği hep bir üst noktaya taşınan bir denek gibi muamele etmekte insana. O acı eşiği yükseldikçe yüreğimizden kopan parçalar, kabuk bağlayan yerler hep artmakta. Bir ömrün sonunda elimizde kalacak olan ise nasırlaşmış bir kalp. Oysa biz insanlar onu bile yaşlılara has bir olgunluk olarak olağanlaştırmaktayız. Doğrudur; yaşlanmak hoşgörü ve olgunluğu da beraberinde getirir. Tıpkı kabullenmişliği ve kaçınılmazlığı özümsemeyi öğrenmiş bir hayatın sonunun geldiğini bize bildirdiği gibi. Onlar bize gelmezken hiçbir zaman, biz onlara gideriz. Bizi nasıl beklerler, nasıl karşılarlar hep muamma. Acaba gerçekten gittiler mi?</p>
<p><em>Bekle dedi gitti</em></p>
<p><em>Ben beklemedim</em></p>
<p><em>O da gelmedi</em></p>
<p><em>Ölüm gibi bir şey oldu</em></p>
<p><em>Ama kimse ölmedi</em></p>
<p>Ö.Asaf</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=Hyperborean&amp;u=http%3A%2F%2Fburakkirsehir.net%2F%3Fp%3D30&amp;t=Gidenlere%26%238230%3B', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=Hyperborean" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakkirsehir.net/?feed=rss2&amp;p=30</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>..Nerde Kalmıştık?</title>
		<link>http://burakkirsehir.net/?p=26</link>
		<comments>http://burakkirsehir.net/?p=26#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 13:43:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakkirsehir.net/nerde-kalmistik/</guid>
		<description><![CDATA[Temmuzun son demlerinin yaşandığı bu günlerde, her nekadar temmuza değil de ağustosa yakışan bir sıcakla kavrulsak da uzun zamandır yazmamış olmanın utancı ve ağırlığı altında klavyemde tıkırdamaya başladım.. Hukuk adına, hayat adına yazılabilecek çok şeyler oldu son dönemde.. Hepsi de iç karartıcı konular öyle ki; değil yazın bu sıcak günlerine ancak Norveç denilen ülkenin puslu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Temmuzun son demlerinin yaşandığı bu günlerde, her nekadar temmuza değil de ağustosa yakışan bir sıcakla kavrulsak da uzun zamandır yazmamış olmanın utancı ve ağırlığı altında klavyemde tıkırdamaya başladım..</p>
<p>Hukuk adına, hayat adına yazılabilecek çok şeyler oldu son dönemde.. Hepsi de iç karartıcı konular öyle ki; değil yazın bu sıcak günlerine ancak Norveç denilen ülkenin puslu soğuğuna yakışır cinsten..Eski bir Türk destanının destansılıktan çıkıp 3. sınıf bir yazarın hikayesine dönüşmesini mi istersiniz? Ya da işlerine geldiğinde yargıyı bağımsız işlerine gelmediğinde ise bağımlı ilan eden apolitik politikacıları mı? Hepsinden bolca mevcut canım memleketimde. Denizde kum bizde dert yada bizde dert denizde kum belki de..</p>
<p>Kondom isimli şarkıcıkları dinleyip, başbakanın oğlunun gemiciğine takılmadıktan sonra bizden iyisi de yok aslında. Hele bir de particikleri kapatıp, Ergenekon yurdundan fırlamış Türkcükleri içeri atıyorsak (destana yollama vardır 301. madde ile ilgimiz yoktur) deymeyin keyfimize. Dedik ya, yada demeye çalıştık ya..İlginçtir güzel ülkemiz..</p>
<p>Bizler yerli malı haftası ile büyümüş son nesil olarak tüketecek yerli malı bulamazken, atalarımızın &#8220;kafirun&#8221; dedikleri tüketmek için bolca Bankacık buldular kendilerine. Amip gibiler mübarek, bir de bölünerek çoğalsalar tam olacak..Finans piyasası demişken enflasyon canavarı Canavarcık olarak yaşamını idame ettirmekteymiş. Enflasyounu 3 rakamlı hallerini bilen bizler için hala korkutucu bir durum söz konusu değil belki, tek korkumuz yerli dizi enflasyonu..O da son demlerinde gerçi, yakında onu da AB standartlarına uydurur -Standart demişken bir AB standartları enstitüsü şart mı ne?Saatleri Ayarlama Enstitüsü kıvamında bir bürokrasi olmazsa kurtarmaz zira bizi- hint dizilerini yerli dizi diye yuttururuz vesselam. Tıpkı Çin mallarını Türk diye giydirdiğimiz gibi.</p>
<p>Tek bir satırını bile paylaşmayacağınız bir yazı belki bu, veya yazıcık; yazımsı. Her ne denirse densin yazanın kafasının karışmışlık derecesini göstermesi açısından gerekli..</p>
<p>Not: Beni arayanlar evimde TRT 1 kanalını siyah beyaz izlemeye çalışıp eski ve kaliteli programları bulamadığı için hüzünlenmiş vaziyette elindeki &#8220;Panço&#8221; cipsi yiyen, yoldan geçen pamuk helvacıdan pamuk helva alan, hala mahalle arasında taştan kale kurup top oynayan, kavanoz dibi cam ve kemik çerçeve ikilisini garipsemeyen çocukları  dikkate almadan geçmesinler. Aralarında ben de oynuyor olabilirim..</p>
<p>- Ya teyze top balkona kaçtı atar mısın?</p>
<p>- Sizi gidi eşek sıpaları sizi kaç kere dedim burda top oynamayın diye&#8230;.kesicem topunuzu&#8230;.</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=Hyperborean&amp;u=http%3A%2F%2Fburakkirsehir.net%2F%3Fp%3D26&amp;t=..Nerde+Kalm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1k%3F', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=Hyperborean" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakkirsehir.net/?feed=rss2&amp;p=26</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anlam</title>
		<link>http://burakkirsehir.net/?p=5</link>
		<comments>http://burakkirsehir.net/?p=5#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Feb 2008 15:36:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakkirsehir.net/?p=4</guid>
		<description><![CDATA[Bir anlam vardı uzakta bir yerde. Ne olduğunu bilmediğimiz ama kendisi için yaşadığımız. Günü anlamlandırmak için hep o anlamdan faydalanırdı insanlar. Bir gün, bir başka anlam onun yerini alana kadar&#8230; İlk anlama Tanrı demişti insanoğlu..Soyuttu; elle tutamazdık, gözle göremezdik. Ama bilirdik ki o bizi görürdü. Kurallar koymuştu kendi anlamının mantıksal çerçevesinde; ya da belki de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir anlam vardı uzakta bir yerde. Ne olduğunu bilmediğimiz ama kendisi için yaşadığımız. Günü anlamlandırmak için hep o anlamdan faydalanırdı insanlar. Bir gün, bir başka anlam onun yerini alana kadar&#8230;<br />
İlk anlama Tanrı demişti insanoğlu..Soyuttu; elle tutamazdık, gözle göremezdik. Ama bilirdik ki o bizi görürdü. Kurallar koymuştu kendi anlamının mantıksal çerçevesinde; ya da belki de bizler onun kurallar koyduğunu düşünmüştük. Başlangıcı ne olursa olsun, bizleri bağlardı o kurallar..Hayatımızın adımları, hep o anlam ile hayatımızı ne şekilde yorumladığımıza göre değişirdi.<br />
Sonra ikinci bir anlamı farketti insanoğlu. Bu anlam çok daha somuttu; elle tutulmuyordu belki ama sonuçlarını katı bir soğuklukla hissettiriyordu. Ölüm dediler adına; ilki gibi gene hayatımızı yorumlarken kullanılıyordu. Ama bu sefer derin bir korku ile, kaçınılan bir olgu olarak. Artık öyle bir hal almıştı ki ilk anlam ile birlikte hemen akla gelen, korkulan olmuştu. Hatta kimi insanlar diğerleri ilk anlamdan uzaklaşmasın diye ikinciyi kullanır olmuştu..<br />
&#8230;Ve sonra, belki bir gün gelecekte&#8230;Asıl anlamı keşfedecekti insanoğlu. Varlığının yegane sebebini; kendisini ve etrafını koşulsuz sevmeyi..İşte o zaman ilk anlamı yaşayıp ikinci anlamda kaybolmayı öğrenecekti&#8230;</p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=Hyperborean&amp;u=http%3A%2F%2Fburakkirsehir.net%2F%3Fp%3D5&amp;t=Anlam', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=Hyperborean" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakkirsehir.net/?feed=rss2&amp;p=5</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hukukça Bakmak</title>
		<link>http://burakkirsehir.net/?p=4</link>
		<comments>http://burakkirsehir.net/?p=4#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 12:58:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hukuk Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.burakkirsehir.net/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[İçinde bulunduğumuz çağın insanı içinde kaybeden keşmekeşinde, tad alarak değil de, sanki bir günü daha atlatmak için harcıyoruz hayatlarımızı..Modern toplumun ya da modern toplum diye bize dayatılanın üzerimizde kurduğu baskılar çok zaman yaşamımızı sınırlandırıyor. Sabah 8 akşam 6 mesaileri, trafik çilesi, güncel sorunlar ve her gün içinden asla çıkılmayacakmış gibi duran onlarca sorun.. Modern çağın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:times new roman;">İçinde bulunduğumuz çağın insanı içinde kaybeden keşmekeşinde, tad alarak değil de, sanki bir günü daha atlatmak için harcıyoruz hayatlarımızı..Modern toplumun ya da modern toplum diye bize dayatılanın üzerimizde kurduğu baskılar çok zaman yaşamımızı sınırlandırıyor. Sabah 8 akşam 6 mesaileri, trafik çilesi, güncel sorunlar ve her gün içinden asla çıkılmayacakmış gibi duran onlarca sorun.. Modern çağın üzerimizde kurduğu hakimiyet artarken düşüncelerimiz de bu baskıdan nasibini alıyor. Tek derdi elindeki odun parçası ile bir hayvan avlayıp akşam mağarasında yaktığı ateş kenarında bu eti yemek ve ömrünü her gün yeni bir şeyi -farkında olmadan- keşfederek yaşamak olan atalarımız, elbette ki bizden daha basit sorunlara sahiptiler. Para yerine takas, ocak yerine ateş kullanırlardı, modern çağın standartlarına göre belki de barbardılar..Peki ama bizden daha mı mutsuzdular?<br /></span><br /><span style="font-family:times new roman;">Modern çağın insanı, bir yandan eskiyi içinde yaşadığı zamanın ölçütleri ile değerlendirirken diğer yandan kendince yeni değerler ortaya koymakta. Bugün artık yamyamlık bir suç olarak görülürken, milyonları herhangi bir hammadde için öldürmek “savaş” adı altında değerlendirilebiliyor. Oysa ki, ilkel addettiğimiz bir yerlinin, tanrısal-üstün özellikleri bulunduğunu düşündüğü bir insanı, onun ruhuna ve gücüne sahip olmak için yemesi ile milyonları en nihayetinde bir “madde” için öldürmek sonuçları itibariyle farklı olgular değil..Hatta zamanı ve koşulları içinde -bir ütopya olsa da- etik bir değerlendirme yapıldığında birinci olayın ikincisinden daha erdemli bir vaka, inanış olduğu düşünülebilir. Özüne inildiğinde insanın insanla savaşı tüm kültürlerde var olmuş gibi gözükmekte.<br /></span><br /><span style="font-family:times new roman;">İronik bir şekilde Cicero’nun öz deyişinde belirttiği gibi “ibi societas ibi ius” (nerede bir toplum varsa orada hukuk vardır) durumu aslında bu savaş halini örtülü olarak belirtmektedir. Aslında, her toplumsal düzeyde bir hukukun varlığını vurgulayan bu söz, alt yapısı itibariyle bu durumun gerekli olduğunu da belirtmekte. Çünkü, nerede ve ne zaman yaşamış bir insan topluluğu varsa gerek iç ve gerekse de dış çatışma hep varolmuş. Bu noktada hukukun çatışma kültürünü sonlandıran bir etki göstermediği ve fakat getirilen her kurala karşı birisinin ya da birilerinin muhalif kaldığı gözlemlenmektedir. Demektir ki bizleri çevreleyen kurallar silsilesi herkesi memnun edebilmiş değildir. Acaba bu büyük üstad Goethe’nin kurguladığı; “insanlara oldukları gibi muamele edersek onları daha kötü kılarız; eğer onları olması gerektiği gibi ele alırsak olabilecekleri kadar iyi yaparız” şeklindeki toplumsal hukuk tanımının iflası mıdır? Yoksa hukuk denilen sistem zaten en başından beri ölü -yada yumuşatılmış bir ifade ile- sakat doğmuş bir çocuk mudur? Asla cevaplanamayacak bir soru değil mi? Sorunun cevabı eski bir paradoksta gizli; “bir Giritli bütün Giritliler yalancıdır demiştir.”</span></p>
<div><a href="http://www.eklebunu.com/ekle.php" onclick="window.open('http://www.eklebunu.com/ekle.php?k=Hyperborean&amp;u=http%3A%2F%2Fburakkirsehir.net%2F%3Fp%3D4&amp;t=Hukuk%C3%A7a+Bakmak', 'eklebunu', 'scrollbars=yes,menubar=no,width=620,height=520,resizable=yes,toolbar=no,location=no,status=no'); return false;" title="T&#252;m link payla&#351;&#305;m sitelerine ekleyin!" target="_blank"><img src="http://www.eklebunu.com/buton.php?bt=2&k=Hyperborean" width="125" height="16" border="0" alt="EkleBunu Sosyal Payla&#351;&#305;m Butonu" /></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://burakkirsehir.net/?feed=rss2&amp;p=4</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
